Halkla İlişkiler ve Reklamcılık: Edward Bernays ve Betül Mardinli Perspektifleriyle Birlikte
Halkla İlişkiler ve Reklamcılık: Edward Bernays ve Betül Mardinli Perspektifleriyle Birlikte
Halkla ilişkiler ve reklamcılık, modern iletişim dünyasında önemli bir rol oynar. İnsanları etkilemek, fikirleri yaymak ve toplumun algısını şekillendirmek için bu iki disiplin birlikte çalışır. Edward Bernays ve Betül Mardinli gibi önemli düşünürler, halkla ilişkiler ve reklamcılığın uygulamaları konusunda önemli fikirler ve perspektifler sunmuşlardır.
Edward Bernays, halkla ilişkilerin babası olarak kabul edilir. O, insanların davranışlarını ve düşüncelerini etkilemek için psikoloji, sosyoloji ve iletişim bilimlerini birleştiren ilk kişilerden biriydi. Bernays’e göre, insanlar genellikle bilinçaltı düzeyde hareket ederler ve bu nedenle halkla ilişkiler uzmanları, insanların isteklerini ve ihtiyaçlarını anlamak ve onları etkilemek için bilinçaltına yönelik mesajlar kullanmalıdır. Reklamların, insanların satın alma kararları üzerinde güçlü bir etkisi olduğuna inanıyordu ve reklamların tüketici davranışlarını şekillendirebileceği fikrini savunuyordu.
Betül Mardinli ise, halkla ilişkiler ve reklamcılığı kültürel bir perspektifle ele alan önemli bir düşünürdür. Ona göre, iletişim süreçleri toplumun kültürel, sosyal ve siyasi bağlamından ayrı düşünülemez. Mardinli, reklamcılığın ve halkla ilişkilerin, toplumun değerlerini, inançlarını ve normlarını yansıtmak ve bu değerleri topluma aktarmak için kullanılması gerektiğini savunuyordu. Ona göre, iletişim süreçleri toplumun kimliğini ve kültürel yapısını şekillendirirken aynı zamanda bu yapının bir parçasıdır.
Halkla ilişkilerin ve reklamcılığın uygulamaları, Bernays’inpsikolojik ve manipülatif yaklaşımı ile Mardinli’nin kültürel ve toplumsal yaklaşımı arasında bir denge gerektirir. İnsanları etkilemek için psikolojik faktörleri dikkate almak önemlidir, ancak bu etkilemenin toplumun değerleriyle uyumlu olması ve toplumun zararına olmaması da aynı derecede önemlidir.
Bu iki düşünürün perspektiflerini birleştirerek, halkla ilişkilerin ve reklamcılığın etik ve sorumlu bir şekilde kullanılması gerektiği sonucuna varabiliriz. İletişim uzmanları, insanların isteklerini ve ihtiyaçlarını anlamak için psikoloji ve sosyolojiyi kullanmalı, ancak aynı zamanda toplumun değerlerini ve normlarını da göz önünde bulundurmalıdır. Halkla ilişkiler ve reklamcılık, toplumun bilincini artırabilir, bilinçli tüketim ve toplumsal değişim için bir araç olabilir, ancak bunu yaparken etik ilkelere ve toplumun çıkarlarına uygun şekilde hareket etmelidir.
Sonuç olarak, halkla ilişkiler ve reklamcılık, Edward Bernaysve Betül Mardinli gibi düşünürlerin fikir ve düşünceleriyle pekiştirilerek anlaşılması gereken karmaşık disiplinlerdir. İnsanları etkileme gücüne sahip olan bu alanlar, etik ve toplumsal sorumluluk bilinciyle kullanıldığında toplumun gelişimine katkı sağlayabilir ve bilinçli iletişimin bir aracı haline gelebilir.






TÜRKİYE’DE SOSYAL MEDYA KULLANIMININ TÜKETİCİLERİN SATIN ALMA DAVRANIŞI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ TEZİ
TEZ ÖZETİ
Sosyal medya insan iletişimi geliştirmek ve dinamik, etkileşimli diyaloglar oluşturmak için Web tabanlı ve mobil teknolojilerin kullanımını ifade eder. İnternetin günlük hayatımızın girişinden bu yana gelişen teknoloji ve etkileşim ağı sayesinde, geniş kitleler çeşitli amaca hizmet eden onlarca sosyal medya platformunun etrafında toplanmıştır. Sosyal medyanın oluşturduğu bu karmaşık yapı, tüketicilerin satın alma davranışlarında büyük bir etkiye sahip olduğu gibi, pazarlamacılar içinde önemli bir araştırma konusu olmuştur.Bireylerin satın alma davranışlarını anlama ve bunun sosyal medya ile ilişkisini araştıran birçok firma ve araştırma kuruluşları, global pazarlama yarışında sosyal medyanın satın alma davranışları üzerindeki etkisini birçok farklı parametre ve koşul altında incelemiştir. Bu çalışma kapsamında Türkiye’de sosyal medyanın satın alma davranışlarının etkisinin demografik, davranışsal ve pazarlama parametreleri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, ülkemizde sosyal medya kullanımın satın alma davranışları üzerindeki olumlu olumsuz etkileri incelenmiş ve bireylerin bu konuda farkındalık kazanması, firmaların Türkiye pazarını bu konu çerçevesinde değerlendirebilecekleri bulgular ortaya konmuştur.


KOÇ HOLDİNG HALKLA İLİŞKİLER YÖNETİMİ HAKINDA

Koç Holding, Türkiye’nin önde gelen ve köklü şirketlerinden biridir. Tarih boyunca sadece büyümekle kalmayıp aynı zamanda sürdürülebilir bir iş yapma kültürünü benimsemesiyle de tanınmıştır. Bu başarının arkasındaki önemli etkenlerden biri, Koç Holding’in halka ilişkiler çalışmalarına verdiği büyük önemdir. Halka ilişkiler, şirketin kamuya açık imajını şekillendiren ve sürdüren bir stratejik iletişim aracıdır. Koç Holding’in bu alanda gösterdiği başarı, diğer şirketlere örnek olacak niteliktedir.
Koç Holding’in halka ilişkiler çalışmalarındaki başarısının temelinde şeffaflık ve güvene dayalı iletişim stratejisi yatmaktadır. Şirket, kamuya açık olduğu gerçeğini kabul ederek, paydaşlarıyla açık ve dürüst bir ilişki kurma prensibini benimsemiştir. Bu çerçevede, şirketin finansal raporlama ve bilgi paylaşımı süreçleri son derece şeffaftır. Koç Holding, paydaşlarıyla düzenli olarak iletişim kurarak onları iş süreçlerine dahil eder ve şirketin geleceğine ilişkin stratejik hedeflerini paylaşır. Bu sayede, Koç Holding, yatırımcıların ve kamuoyunun güvenini kazanmış ve uzun vadeli bir başarı elde etmiştir.
Koç Holding’in halka ilişkiler çalışmalarının bir diğer etkileyici yönü, sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik alanlarına verilen önemdir. Şirket, toplumun beklentilerini ve ihtiyaçlarını anlamak ve bu doğrultuda faaliyet göstermek için aktif bir şekilde çalışır. Sürdürülebilirlik raporlaması ve çevre dostu uygulamalarıyla, Koç Holding, iş faaliyetlerini çevreye duyarlı bir şekilde yürütme konusundaki taahhüdünü gösterir. Ayrıca, eğitim, sağlık, kültür ve çevre gibi alanlarda gerçekleştirdiği sosyal projelerle topluma katkı sağlar. Bu tür faaliyetler, şirketin toplum nezdinde itibarını güçlendirir ve halka ilişkiler stratejisinin etkinliğini artırır.
Koç Holding’in halka ilişkiler çalışmalarındaki başarısı, stratejik iletişim ve marka yönetimi alanlarında da kendini gösterir. Şirket, markalarını etkili bir şekilde tanıtmak ve pazarlama faaliyetlerini desteklemek için halka ilişkileri kullanır. Medya ilişkileri, etkin etkinlik yönetimi ve kriz iletişimi gibi unsurlar, Koç Holding’in markalarını güçlendirmesine yardımcı olur. Aynı zamanda, şirketin üst düzey yöneticileri, çalışanları ve diğer paydaşlarıyla olan ilişkileri de stratejik bir şekilde yönetilir. Böylece, şirketin marka imajı güçlendirilir ve paydaşlar arasındaki bağlar kuvvetlenir.
Sonuç olarak, Koç Holding’in halka ilişkiler çalışmaları, şirketin başarısında önemli bir rol oynamaktadır. Şeffaflık, güven, sosyal sorumluluk ve stratejik iletişim gibi prensipleri benimseyen şirket, paydaşlarının beklentilerini karşılamak ve sürdürülebilir bir iş yapma kültürünü sürdürmek konusunda öncü bir konumdadır. Koç Holding’in halka ilişkiler stratejileri, diğer şirketlere ilham kaynağı olacak şekilde etkili bir şekilde uygulanmıştır. Bu nedenle, Koç Holding, halka ilişkiler alanında başarılı bir örnek olarak takdir edilmelidir.

MAKİNECİM.COM REKLAM CALIŞMASI
Makinecim.com, sektöründe öncü bir e-ticaret platformu olarak bilinir. Şirket, endüstriyel makineler, inşaat ekipmanları, tarım makineleri ve benzeri ürünlerin satışını gerçekleştirmekte ve müşterilerine geniş bir ürün yelpazesi sunmaktadır. Makinecim.com, başarılı bir reklam kampanyasıyla marka bilinirliğini artırmış ve hedef kitleye etkili bir şekilde ulaşmıştır.
Makinecim.com’un reklam çalışması, dikkat çekici ve etkileyici bir mesajla tasarlanmıştır. Reklamlarda, endüstriyel sektörde faaliyet gösteren işletmelere yönelik çözümler sunan platformun faydaları vurgulanmaktadır. Reklam metinleri ve görselleri, hedef kitleyi etkilemek ve ilgilerini çekmek için özenle seçilmiştir.
Reklam kampanyasının bir diğer önemli özelliği, hedef kitleye doğru kanallardan ve medya araçlarından ulaşmayı başarmasıdır. Makinecim.com, endüstriyel sektörde aktif olan işletmelere odaklanarak, sektör dergileri, iş makineleri fuarları, dijital reklam ağları gibi uygun kanalları kullanarak mesajını etkili bir şekilde iletmektedir. Bu strateji, doğru kitleye ulaşmayı sağlayarak reklamın etkinliğini artırır.
Makinecim.com’un reklam çalışması, marka bilinirliğini artırmanın yanı sıra, potansiyel müşterilerin platformu ziyaret etmeye teşvik etmeyi hedeflemektedir. Reklamlarda belirtilen ürünlerin çeşitliliği ve kalitesi, işletmelerin ihtiyaçlarına uygun çözümler sunabileceğini göstermektedir. Bu sayede, marka tercihini artırma ve potansiyel müşterilerin satın alma sürecine dahil olmalarını sağlama amaçlanmaktadır.
HALKLA İLİŞKİLER DE ÖNEMLİ KİŞİLER
Halkla ilişkiler, kurumların hedef kitleleriyle etkileşim kurma, itibar yönetimi ve iletişim stratejileri geliştirme sürecidir. Bu alanda başarılı olan bazı kişiler, markaların ve kurumların halkla ilişkiler alanında öncü rol oynamış ve büyük başarılar elde etmişlerdir. İşte dünyada halkla ilişkilerde ün yapmış bazı kişiler:
- Edward Bernays: Halkla ilişkilerin babası olarak kabul edilen Edward Bernays, 20. yüzyılda önemli bir etki yaratmıştır. Propaganda ve halkla ilişkilerin gücünü vurgulayan çalışmalarıyla tanınmıştır. Bernays, kampanyalarıyla kamuoyunu etkileme ve toplumun davranışlarını yönlendirme konusunda öncü olmuştur.
- Ivy Lee: Ivy Lee, modern halkla ilişkilerin öncülerinden biridir. İş dünyasında itibar yönetimi ve kriz iletişimi konularında öncü çalışmalar yapmıştır. Rockefeller ailesi ile çalışarak şirketlerin halkla ilişkiler stratejilerini yönlendirmiştir.
- Arthur W. Page: Arthur W. Page, Amerika’nın önde gelen şirketlerinden Bell Telephone System’ın halkla ilişkiler bölümünü yönetmiştir. Şeffaflık, etik ve toplumla ilişkilerin önemini vurgulayan çalışmalarıyla tanınmıştır. Page, iş dünyasında halkla ilişkilerin stratejik bir rol oynaması gerektiğini savunmuştur.
- Betsy Plank: Betsy Plank, modern halkla ilişkilerin önemli isimlerinden biridir. Amerikan Halkla İlişkiler Derneği’nin ilk kadın başkanı olan Plank, iletişim ve itibar yönetimi alanında uzmanlaşmıştır. İş dünyasında kadın liderlerin rolünü ve çeşitliliğin önemini vurgulamıştır.




Bu isimler, halkla ilişkiler alanında etkileyici bir miras bırakmış ve bu alanda gelecek nesillere ilham vermiştir. İletişim stratejileri, kriz yönetimi, toplumla ilişkiler ve kurumsal itibar gibi konularda çalışmalarıyla markalar ve kurumlar arasında güven, etkileşim ve başarı sağlamışlardır. Halkla ilişkilerin gücünü kavramış ve iş dünyasında iletişimin önemini vurgulayarak markaların başarısına katkıda bulunmuşlardır.
Başlık: Düşüncelerin Dönüşümü: “The Century of the Self” Belgeseli İncelemesi
Günümüz dünyasında yaşadığımız toplumsal ve bireysel dinamikler, bir zamanlar Edward Bernays’in öncülük ettiği psikolojik manipülasyon ve halkla ilişkilerin etkisiyle şekillenmeye devam ediyor. Adam Curtis tarafından hazırlanan “The Century of the Self” belgeseli, modern toplumun nasıl oluştuğunu ve bireylerin düşünce tarzlarına nasıl etki edildiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Bu belgesel, dört bölüm boyunca psikoloji, politika ve tüketici kültürünün karmaşık ilişkilerini ele alıyor. İlk bölümde, Edward Bernays’in insan arzularını nasıl manipüle ettiği ve tüketici ürünlerinin cazibesini nasıl artırdığı anlatılıyor. Ardından, siyasi propaganda ve halkla ilişkilerin demokratik süreçler üzerindeki etkileri inceleniyor. Belgesel, toplumsal hareketlerin ve gençlik kültürünün yükselişiyle birlikte bireylerin özgürlüğünün nasıl sınırlandığına dikkat çekiyor.
“The Century of the Self,” bireylerin düşünce ve davranışlarının nasıl şekillendirildiğini anlamak isteyen herkes için derinlemesine bir bakış sunuyor. Bernays’in manipülasyon tekniklerinin, bireylerin bilinçaltına nasıl nüfuz ettiğini ve tüketici kültürünün nasıl oluştuğunu gözler önüne seriyor. Aynı zamanda, medyanın ve iletişimin nasıl güçlü araçlar olduğunu ve bireylerin yaşamlarını nasıl etkilediğini anlatarak düşündürücü bir perspektif sunuyor.
Belgeselin en değerli yanlarından biri, geçmişin bu önemli dönemlerinin günümüzdeki toplumsal ve siyasi olaylarla nasıl bağlantılı olduğunu göstermesidir. İzleyiciler, kendi düşünce tarzlarını ve alışkanlıklarını değerlendirirken, bu belgeselin sunduğu içgörülerden faydalanabilirler.
Sonuç olarak, “The Century of the Self” belgeseli, modern dünyanın nasıl oluştuğunu ve bireylerin nasıl etkilendiğini anlamak için izlenmesi gereken önemli bir kaynaktır. Edward Bernays’in psikolojik manipülasyonunun ve halkla ilişkilerin etkilerini derinlemesine inceleyen bu belgesel, izleyicilere düşünce tarzları ve toplumsal dinamikler hakkında değerli içgörüler sunar.
